Kabul edilen bildiriler;
Bildiri Türü |
Sözlü Bildiri | |
| Başlık: | Kırılganlıktan Dayanıklılığa: S.Freud'un Bilinçdışı Kuramı Çerçevesinde Sürrealist Sanatta Yaratıcı Dönüşüm | |
| Yazar(lar): | Sevdiye Kosovalı Damyan | |
| Bildiri Türü | Sözlü Bildiri | |
| Başlık: | Kırılganlıktan Dayanıklılığa: Eğitimde Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Uygulamaları, Reggio Emilia ve Tasarım Odaklı Düşünme | |
| Yazar(lar): | Esra Çubuk | |
| Bildiri Türü | Sözlü Bildiri | |
| Başlık: | Erken Evre Demans Tanılı Geriatrik Bireylerde Müzik Etkinliklerinin Sosyal Katılım ve İletişim Becerileri Üzerine Etkisinin İncelenmesi | |
| Yazar(lar): | Emine Kılıç, Medine Nur Özata Değerli, Onur Altuntaş | |
Bildiri Türü |
Sözlü Bildiri | |
| Başlık: | Kopuktan Temasa: Dissosiyasyonla Çalışmada Yaratıcı Hareket ve Dans Hareket Terapisi | |
| Yazar(lar): | Alev Altun | |
| Bildiri Türü | Sözlü Bildiri | |
| Başlık: | Kadın Cinselliğine Görsel Bir Bakış: Online Seslifoto (OSF) Yöntemi ile Fenomenolojik Bir İnceleme | |
| Yazar(lar): | Nazlı Özkan | |
Nuriye Eracar İstanbul Samatya ‘da doğdu. İstanbul Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı mezunu. 1968-1974 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği korosunda Süheyla Altmışdört’den müzik eğitimi aldı ve konserlere korist olarak katıldı. 1973-1999 yılları arasında TRT İstanbul radyosunda müzik prodüktörü ve spiker olarak çalıştı. TRT den emekli oldu. 13 yıl Haliç üniversitesi Konservatuarında eğitim verdi. Halen ,Okan Üniversitesi Konservatuarında ,müzik Edebiyatı,Güfte Çözümlemeleri,Güzel konuşma ve Diksiyon dersleri vermektedir. Şiir yazmaktadır. TRT repertuarında bestelenmiş şiirleri vardır.
SANATLA TERAPİ VE YARATICLIK KONGRESİ AÇILIŞ KONFERANSI VE BÜYÜK GRUP
Dr. Nevin Eracar
Dr. Bülent Kılıçaslan
Kırılganıktan dayanıklılığa teması ile gerçekleşecek olan 4 kongremizin açılışında kırılganlığını yaratıcı gücü ile harmanlamış büyük usta Aşık Veysel’in dünyaya açılan sözü ve sesinden ilham alarak buluşacağız.
Kırmızı oldu her yan, her şey… beyaz gördüğüm ışık kırmızıya döndü. Çamura düştüğümde çığlıkla gördüğüm elimdeki kırmızıya döndü her yan. Sonra kırmızı yavaş yavaş karanlığa, siyaha dönüverdi. O göz de akıp gitti böylece… diyen, kan renginden başkasını bilmeyen Veysel’in görmeyen gözleri ile gördüğü iç dünyasından çoğalmış zenginlikleri sazı ve sesi ile bize ulaştıracak usta sanatçı Dr.Bülent Kılıçaslan ile sesleneceğiz sizlere.
Türküleri deyişleri birlikte söyleyip, birlikte düşünme ve paylaşma ile ilerleyecek büyük gurup çalışmamız kongre boyunca içimizde taşıyacağımız mesajlarla bir başlangıç ve aynı zamanda duygusal ve düşünsel bir buluşma sağlayacak ümidi içindeyiz.
Dr. Nevin Eracar, Klinik Psikolog Psikoterapist Em. Öğretim Üyesi
Lisans ve doktora derecelerini İstanbul Üniversitesi’nden almıştır
1979-1994 arasında Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde klinik psikolog olarak çalıştı.
1994-2001 yılları arasında T.C. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümünde ve Özel Eğitim Bölümünde Yrd. Doç. Dr. ünvanıyla öğretim üyesi olarak çalıştı. Yüksek Lisans tezleri yönetti. 1984-1989 yıllarında Mimar Sinan Üniversitesi öğretmenlik formasyon programında gelişim psikolojisi, öğrenme psikolojisi, öğretim ilke ve yöntemleri dersleri, 2010 yılında İstanbul Arel Üniversitesi Yüksek Lisans Programında klinik psikoloji dersleri verdi. Yüksek lisans ve doktora tezleri ve çeşitli toplumsal gelişim projeleri yönetim ve danışmanlığını yürütmüştür.
1998 Yılında uluslararası Psikodrama terapisti ve 2001 yılında Psikodrama Eğitimcisi oldu.
2013-2024 öğretim yılları arasında 11 yıl süre ile Yeni Yüzyıl Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı olarak çalışmıştır. Federation of Europien Psychodrama Training Organisation’a bağlı Dr.A.Özbek Psikodrama Dernekleri Federasyonu’na bağlı İstanbul Psikodrama Deneği üyesidir. Aynı kurumda öğretim üyesi olarak psikodrama terapistleri ve yöneticilerinin yetiştirildiği grupları ve psikodrama tezleri yönetmektedir.
1994 yılında otistiklerin topluma dahil olabilmeleri amaçlı projeleri hayata geçirdiği Otistikler Kulübünü, 1996 da Otistikler Derneği’ni kurmuştur. Kurucu ve yönetim kurulu başkanı olduğu Otistikler Derneği çatısı altında bugün halen devam eden çok yönlü proje ve programlarda gönüllü uzman, eğitimci, proje danışmanı ve süpervizör olarak çalışmaktadır. Halen Aile Bakanlığına bağlı 7 merkezde “Benimle Oynar mısın” başlığı ile “Gelişimsel Aksamalarda Erkem Müdahale” programını yürütmektedir.
1986-1989 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı ekibi ile birlikte Sosyal psikiyatri Servisinin kuruluşuna katkı sağladığı Müzikle Etkileşim Grubunu kurdu ve çalıştırdı. 1998-2008 Yılları arasında çeşitli sanat dalları ve psikoterapi ilişkisini tanımladığı mesleki eğitimler verdi. 2008 Yılında Uludağ Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı yürütcülüğnde 240 saatlik uygulamalı olarak sürüdürülen Sanatla Terapi Ve Yratıcılık eğitimlerini verdi. 2021 Yılında Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Derneği’ni kurdu. Halen bu derneğin eğiğtim danışmanlığı ve süpervizörlüğünü yürütmektedir. Bu programdan yetişmiş olan 7 eğitmen İstanbul Ankara Bursa ve İzmir’de eğitim programını izledikleri eğitimler vermektedirler.
Türk Psikologlar Derneği, İstanbul Psikodrama Derneği, International Association For Group Psychotherapy (IAGP), İnternational Psiychoanalitic Association bağlantılı İstanbul Psikaniliz Eğitim Araştırma ve Geliştirme Derneği üyesi, ve psikanalitik psikoterapisttir.
Uluslar arası sosyal girişimci ağı Ashoka’nın bir üyesidir.
Çocuğunuz ve Siz, Öğrenmeyi Öğrenmek, Bir Otistikle Yaşamak, Biraz Yer Açarmısınız, Normaller İçin Kitap-Otizm, Sözden Öte, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık kitaplarının yazarıdır.
Psikoterapi çalışmalarını ve Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimlerini, kurucusu olduğu Aura Psikoterapi Sanatla Tedavi ve Eğitim Merkezi’nde sürdürmektedir.
Dr. Bülent Kılıçaslan
Dr. Bülent Kılıçaslan; Türk halk müziği, sosyoloji, sanat ve tiyatro alanlarını bir araya getiren akademisyen, koro şefi, eğitmen, besteci ve yazardır. 1996 yılından itibaren bağlama eğitmenliği, 1997 yılından itibaren ise kurduğu ve yönettiği korolarla koro şefliği çalışmalarını sürdürmektedir. 2006 yılından bu yana İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Halk Müziği Korosu’nun sanat yönetmenliği ve şefliğini yürütmektedir.
Sanatsal çalışmalarında geleneksel Türk halk müziği repertuvarını çağdaş yorumlarla buluşturan Kılıçaslan; Nesimi, Pir Sultan Abdal, Harabi, Şah Hatayi ve Yunus Emre gibi önemli halk ve tasavvuf ozanlarının eserlerini repertuvarına taşımaktadır. Divane (2018), Harabi (2020) ve Birlik Türküsü (2022) adlı albümleri bulunmaktadır.
Türk halk müziği eğitimi alanında; Bağlama Metodu – Uzun Sap ve Türk Halk Müziği Nazariyatı, Bağlama Metodu – Kısa Sap ve Türk Halk Müziği Nazariyatı, Türk Halk Müziği Solfej 1 (2018) ve Türk Halk Müziği Solfej 2 (2020) adlı çalışmaların yanı sıra Aşk ile (2023) adlı romanı kaleme almıştır. Bu çalışmalarıyla THM eğitiminin kuramsal ve uygulamalı boyutlarının sistemleştirilmesine katkı sunmaktadır.
2010 yılında Bakırköy Sanat Tiyatrosu’nu kuran Kılıçaslan; tiyatro yazarlığı, yönetmenliği ve özgün müzik çalışmaları gerçekleştirmekte, yetişkin ve çocuk tiyatrosu alanında eserler üretmektedir. Pir Sultan Abdal, Âşık Veysel, Şah Hatayi ve Yunus Emre temalı müzikal ve müzikli anlatılarda oyuncu, besteci ve yönetmen olarak görev almaktadır.
Akademik eğitimini mühendislik, iktisat, sosyoloji ve sanat yönetimi alanlarında sürdüren Kılıçaslan; İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Yönetimi alanında yüksek lisansını, Beykent Üniversitesi Sosyoloji alanında doktorasını tamamlamıştır.
Akademik çalışmalarını eğitim sosyolojisi, kent sosyolojisi, Alevilik-Bektaşilik, sanat sosyolojisi ve müzik sosyolojisi alanlarında sürdürmektedir. Akademik ve sanatsal üretiminde geleneksel kültürün korunması, kültürel aktarım, kentleşme ve toplumsal değişim, sanatın pedagojik işlevi ve Türk halk müziğinin disiplinlerarası yaklaşımlarla yeniden yorumlanması konularına odaklanmaktadır.
Bir Araya Geliş Hikâyeleri
"Herkes bir evrendir ve Jeux Dramatiques bize bir arada olmayı hatırlatır."
Bir Araya Geliş Hikâyeleri, her bireyin kendi yaşantısı, hafızası, kırılganlığı ve hayal gücüyle ortak çemberde buluşmasından yola çıkar. Yaratıcı ve sözsüz oyun süreçleri, katılımcıları yapılandırılmış karşılaşmalar içinde hem kendileriyle hem de başkalarıyla yeni ilişki biçimleri keşfetmeye; oyun, estetik deneyim ve kolektif yaratımın dönüştürücü gücüyle aidiyet, psikolojik dayanıklılık ve birlikte var olma üzerine düşünmeye davet eder.
Atölye, sanat yoluyla öğrenme yöntemi olan Jeux Dramatiques (Dışavurumcu Oyun) üzerine kuruludur. Ezbersiz, provasız ve sözsüz ilerleyen bu yöntemde katılımcılar; beden, hareket, jest, mimik, renkler, kumaşlar ve nesneler aracılığıyla bireysel ve ortak hikâyeler oluştururlar. Güvenli bir çember içinde gerçekleşen yaratıcı süreç; kendini ifade etmeye, birbirine tanıklık etmeye ve birlikte üretmeye alan açar.
Sanat temelli yapılandırılmış karşılaşmalardan beslenen atölye; farklı yaş ve deneyimlerden gelen bireylerin ortak bir oyun dili kurabilecekleri, "bir arada kalabilme" deneyimini yaratıcı oyun yoluyla keşfedebilecekleri ve yeni aidiyet bağları geliştirebilecekleri bir buluşma alanı sunar.

Öz Geçmiş
Dr. Bahar Gürey, Türkiye'nin ilk ve tek Jeux Dramatiques eğitmeni ve Jeux Dramatiques Almanya’nın Türkiye'deki resmî temsilcisidir. Aynı zamanda Almanya Jeux Dramatiques Derneği eğitmeni ve üyesidir.
Marmara Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı ile İstanbul Üniversitesi Almanca Öğretmenliği bölümlerinden mezun olmuş; Ankara Üniversitesi'nde Yaratıcı Drama alanında yüksek lisansını, Güzel Sanatlar Eğitimi alanında doktorasını tamamlamıştır. Doktora çalışmasında Jeux Dramatiques yönteminin sosyal beceri ve öz farkındalık üzerindeki etkisini araştırmıştır.
Sanat eğitimi, yaratıcı drama, Jeux Dramatiques, yaratıcı dans, müze eğitimi ve topluluk temelli sanat uygulamaları alanlarında çalışmalar yürüten Gürey; Millî Eğitim Bakanlığı hizmet içi eğitimleri, Avrupa Birliği ve TÜBİTAK projeleri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel eğitim kurumlarında eğitimler vermektedir. Yurt içinde ve yurt dışında festival, müze ve okul dışı öğrenme projelerinde eğitmen olarak görev almakta; çocuklar, gençler, yetişkinler ve eğitimcilerle çalışmaktadır.
Borusan Kocabıyık Vakfı Hikâye Evi eğitmenlerinden olan Gürey, aynı zamanda Borusan Contemporary'de müze pedagogu olarak görev almakta; sanat yoluyla karşılaşma, oyun ve birlikte üretim üzerine araştırmalarını ve eğitim çalışmalarını sürdürmektedir.
Önce Kırıldı, Sonra Ne Oldu?
Anlatı, İmge ve Tanıklık Üzerine Bir Atölye
Atölyenin gerçekleşeceği mekan olan Santralİstanbul’un, endüstriyel işlevinden üniversite, kültür ve sanatın buluştuğu bir üretim alanına dönüşmüş olması kırılma, dönüşüm ve yeniden anlamlandırma temaları için güçlü ve canlı bir metafor sunmaktadır.
Buradan hareketle, yaşam öykülerine yalnızca geçmişin gözüyle değil, bugünün dayanıklılığı içinden bakmaya çalışılacaktır. Atölye, katılımcıları yaşamlarında iz bırakan bir dönüm noktasını yeniden ziyaret etmeye, o dönemin kişinin kendisiyle ve yaşam öyküsüyle kurduğu ilişkiyi nasıl şekillendirdiğini keşfetmeye, bu deneyimlerle kurdukları ilişkiyi yeniden çerçevelemeye davet etmektedir.Bu deneyimsel sanat terapisi atölyesi, aynı kağıt üzerinde katman katman ilerleyen anlatı, imge ve tanıklık aracılığıyla bireyin yaşam öyküsünü nasıl anlamlandırdığına ilişkin anlatının yeniden yapılandırılmasına ve grup tanıklığı aracılığıyla zenginleşmesine alan açmayı amaçlayan üç aşamalı bir süreç olarak tasarlanmıştır.Kuramsal olarak atölye, anlatı terapisinin dışsallaştırma yaklaşımı, dışavurumcu yazma araştırmaları, görsel sanat terapisi teknikleri ve travma sonrası büyüme literatüründen beslenen bir sanat terapisi protokolü üzerine kurgulanmıştır.Katılımcılar önce deneyimlerini güvenli bir estetik mesafeden dışsallaştıracak, ardından yaşamı sürdüren, güçlenen ve yoluna devam eden yönünü temsil eden imgelerini oluşturacaklardır. Sürecin son aşamasında katılımcılar birbirlerinin çalışmalarına şahitlik ederek bireysel anlatılar kolektif bir tanıklık alanında yeniden anlamlandırılacaktır.Sanat terapisinde tanıklık, yalnızca başkasının hikâyesini görmek değil, kişinin deneyiminin güvenli bir grup ortamında görülmesine, başkalarının bakışıyla yankılanmasına ve yeni anlam katmanları kazanmasına alan açan ilişkisel bir süreç olarak ele alınmaktadır.
Bu süreç, bireyin yaşam öyküsüyle kurduğu ilişkiyi yeniden anlamlandırmasına ve kendi anlatısını, grup tanıklığının sunduğu çoklu perspektifler aracılığıyla yeniden yapılandırmasına olanak sağlayabilir.
Ela Ural İmre
Klinik Psikolog & Sanat Terapisti
Ela Ural İmre, 2010 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden dereceyle mezun olmuş; mezuniyetinin ardından Uludağ Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı ve Aura Psikoterapi Merkezi iş birliğinde yürütülen Sanatla Terapi ve Yaratıcılık eğitimine başlamış; 400 saatin üzerinde teorik eğitim, süpervizyon ve tez sürecinin ardından 2018 yılında Sanat Terapisti unvanını kazanmıştır.
Lisansüstü eğitimini İngiltere’de Queen Mary University of London, Barts and The London School of Medicine and Dentistry’de Klinik Alanda Psikoterapi Teknikleri yüksek lisans programını tamamlayarak sürdürmüş ve yüksek lisans derecesini almıştır. Tezini, Dr. Nasir Warfa ve Dr. Gella Richards’ın süpervizörlüğünde, “Sanat Terapilerinin Travma Sonrası Stres Bozukluğu Semptomları Üzerindeki Etkililiği” üzerine hazırlamıştır.
Mesleki çalışmalarını İngiltere ve Türkiye’de farklı danışan gruplarıyla sürdürmüş; göçmen ve mülteciler, şiddet deneyimi olan kadınlar, psikoz ve madde bağımlılığı servislerinden destek alan ergen ve yetişkinler ile travma, kayıp ve yas deneyimleri yaşayan bireylerle çalışmıştır. Bu süreçte bireysel psikoterapi ve sanat terapisi grup çalışmalarının yanı sıra çeşitli psiko-sosyal destek ve gönüllülük projelerinde görev almıştır.
Türkiye’ye dönüşünün ardından çeşitli üniversitelerde lisans düzeyinde Türkçe ve İngilizce psikoloji dersleri vermiş; Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde 2013–2023 yılları arasında öğrencilere psikoterapi hizmeti sunmuştur. Ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlarda ruh sağlığı, psikolojik dayanıklılık, ilişkiler, şiddet ve yaratıcılık temalarında eğitim ve atölyeler yürütmüştür.
Çalışmalarını ağırlıklı olarak psikanalitik kuramsal çerçevede sürdürmekte; sanat terapisi başta olmak üzere farklı psikoterapi yaklaşımlarından yararlanmaktadır. Psikanalitik süpervizyon ve kişisel psikanaliz sürecine devam etmekte olup bağımsız özel pratiğinde ergen ve yetişkinlerle bireysel psikoterapi ve sanat terapisi çalışmaları yürütmekte, kurumlara yönelik deneyimsel sanat terapisi atölyeleri tasarlamakta ve uygulamaktadır.
"Kırılganlığın İçinde Bir Alan: Hareket Temelli Dışavurumcu Kil Atölyesi
Bu deneyimsel atölye, beden, hareket ve kil arasında kurulan yaratıcı diyaloğu araştırmayı amaçlamaktadır. Dışavurumcu sanat terapisi yaklaşımıyla yapılandırılan süreçte katılımcılar, beden farkındalığı ve hareket temelli uygulamalar aracılığıyla içsel deneyimleriyle temas kuracak; hareket sırasında ortaya çıkan duyumları, ritimleri, imgeleri ve duygusal izleri kil malzemesiyle üç boyutlu forma dönüştürecektir.
Atölye; bedenlenme (embodiment), somatik farkındalık, kinestetik empati ve malzemenin terapötik işlevine ilişkin kuramsal yaklaşımlardan beslenmektedir. Hareket, bu süreçte yalnızca fiziksel bir eylem değil; kişinin kendisiyle, mekânla ve grupla kurduğu ilişkinin araştırıldığı yaratıcı bir ifade alanı olarak ele alınmaktadır. Kil ise bedenin taşıdığı deneyimin dokunulabilir, şekillenebilir ve dönüştürülebilir bir yansımasına dönüşmektedir.
Süreç boyunca katılımcılar beden taraması, nefes ve hareket araştırmalarıyla başlayarak bireysel hareket motiflerini keşfedecek; bu deneyimlerden doğan formları kil aracılığıyla görünür kılacaktır. Ardından oluşan çalışmalar, grup içinde tanıklık ve yansıtma süreçleriyle desteklenerek bedensel deneyim ile sembolik anlatım arasındaki ilişki birlikte araştırılacaktır.
Bu atölye, hareket ve kil arasında kurulan intermodal geçişin yaratıcı potansiyelini deneyimlemeyi; beden bilgisini, malzemenin dönüştürücü niteliğiyle buluşturarak yeni anlam katmanları oluşturmayı hedeflemektedir. Sanat terapileri alanında çalışan profesyoneller için beden temelli ve malzeme odaklı yaratıcı grup çalışmalarına ilişkin deneyimsel bir model sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Dışavurumcu Sanat Terapisi, Dans/Hareket Terapisi, Kil, Embodiment, Somatik Farkındalık, İntermodal Yaklaşım, Yaratıcı Süreç.
Yeşim Us Aslan
Yeşim Us Aslan; bağımsız sanatçı, sanat eğitmeni ve sanat terapi uygulayıcısıdır. Sanat, beden ve yaratıcı ifade arasındaki ilişkiyi merkeze alan disiplinlerarası bir yaklaşımla çalışmalarını sürdürmektedir. Sanatsal üretimlerinde seramik, enstalasyon, performans ve hareket temelli pratikleri bir araya getirerek beden, kolektif hafıza, aidiyet, doğa ve yaratıcı eylem üzerine araştırmalar yürütmektedir. Sanatı yalnızca estetik bir üretim alanı olarak değil; deneyim, karşılaşma ve dönüşümün mümkün olduğu bir araştırma pratiği olarak ele almaktadır.
Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü'nden mezun olmuş, Sakarya Üniversitesi Seramik ve Cam Anasanat Dalı'nda yüksek lisans eğitimini "Sanat Terapisi Bağlamında Seramik Malzemesinin Terapötik İşlevi ve Sanatsal Yaratma Etkisi" başlıklı tez çalışmasıyla tamamlamıştır. Marmara Üniversitesi Pedagojik Formasyon Programı'nı bitirmiştir.
Sanat terapisi alanındaki uzmanlığını; İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Sosyal Psikiyatri Birimi'nde iki yıl süren psikodinamik yönelimli Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi Eğitimi, İstanbul Sanatla Yaşam bünyesinde tamamladığı üç yıllık Sanat Terapisi Uygulayıcı Yetiştirme Programı, Fransız Lape Hastanesi Sanat Terapisi Klinik Staj Programı ve İstanbul Üniversitesi Sanat Psikoterapisi Yaz Okulu ile geliştirmiştir. Mesleki gelişimini dans-hareket terapisi, Codarts University of the Arts (Rotterdam) dans-hareket terapisi eğitimi, Tamalpa Body Autobiography, somatik psikoloji, mindfulness (MBSR–MCT), psikodrama, yaratıcı drama ve beden odaklı yaklaşımlar alanlarında sürdürmektedir. Ayrıca Bright Thing Mind bünyesinde ICF onaylı Mindfulness Koçluğu Programını tamamlamıştır
2013 yılından itibaren çeşitili alanlarda sanat eğitmenliği yapmakta ve 2019 yılından bu yana psikiyatri hastaneleri ve toplum ruh sağlığı alanında aktif olarak çalışmaktadır. Fransız Lape Hastanesi, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve halen görev yaptığı NP İstanbul Beyin Hastanesi'nde açık ve kapalı psikiyatri servisleri ile çocuk, ergen ve bağımlılık birimlerinde intermodal ve dışavurumcu sanat terapisi yöntemleriyle bireysel ve grup çalışmaları yürütmektedir. Klinik çalışmalarında duygu düzenleme, travma, beden farkındalığı, yaratıcı ifade, yaratıcı tıkanıklık ve topluluk temelli iyileşme süreçlerine odaklanmaktadır.
Son yıllarda çalışmalarını özellikle Kil Alanı Terapisi (Clay Field Therapy ) yaklaşımı ve Sensory-Motor Art Therapy ekseninde derinleştirmektedir. Kili yalnızca biçim verilen bir malzeme olarak değil; dokunma, duyusal deneyim, beden farkındalığı, sinir sistemi regülasyonu ve sözel olmayan ifade süreçlerini destekleyen ilişkisel bir alan olarak ele almaktadır. Beden, hareket ve kil arasında kurduğu bütüncül ilişkiyi; yaratıcı sürecin terapötik ve dönüştürücü potansiyelini görünür kılan uygulamalarla bir araya getirmektedir.
Kurucusu olduğu Creative Arts Lab bünyesinde sanat terapisi, yaratıcı öğrenme ve sanat temelli araştırma alanlarında eğitim programları, atölyeler ve disiplinlerarası sanat projeleri geliştirmektedir. Klinik deneyim, akademik araştırma ve çağdaş sanat pratiğini buluşturan yaklaşımıyla; sanatın bireysel ve kolektif iyileşme, yaratıcı öğrenme ve toplumsal dönüşüm süreçlerindeki rolünü araştırmakta ve bu doğrultuda ulusal ve uluslararası düzeyde eğitimler, araştırmalar ve sanatsal üretimlerini sürdürmektedir.
Bu atölyede güvenli bir sosyal ortamda içsel kaynaklar müzikle harekete geçirilir ve desteklenir, müziğin onarıcılığı deneyimlenir. Katılımcılar ritim ve doğaçlama uygulamalarında dayanıklı ve hassas yönlerini gözlemler; tıpkı zayıf bir kası destekler gibi bu dayanıklı/güçlü kaslarını hassas ve kırılgan taraflarını desteklemek, onarmak için kullanır.
Özgür Salur, müzik terapist, Oxford Mindfulness Centre sertifikalı Özenli Yaşam eğitmeni ve Avrupa Müzik Terapi Konfederasyonu'nda Türkiye delegesidir. Berklee College of Music ve Jyväskylä Üniversitesi'nde eğitim alan Özgür, travma-duyarlı mindfulness ve müzik terapiyi bütünleştiren ulusal ve uluslararası çalışmalar yapmaktadır. Özyeğin, Marmara, Işık ve İstanbul Üniversitesi’nde ders ve eğitimler vermiş, Boğaziçi Üni.’de bir TEDx konuşması yapmıştır. Sosyal alanda müzik terapi bağlamında; afet bölgelerinde müzik kullanımı, müzik terapi tanıtım atölyeleri ve seminerleri gibi sağlık ve toplum temelli projeler yürütmüştür. Müzik Terapi Derneği yönetim kurulunda görev almış ve alana dair kitap bölümleri ile makaleler yayımlamıştır. Müziğin iyileştirici gücünü topluma nazik şekilde sunmayı hedeflemekte, çalışmalarına Müzik Terapi Akademisi çatısı altında devam etmektedir.
Yaralardan Sanatsal Yaratıma.
Nuri Bilge Ceylan’ın “Ahlat Ağacı” (2018) filmi üzerine Psikanalitik Notlar., Yavuz Erten
Nuri Bilge Ceylan’ın ödüllü filmi Ahlat Ağacı Sinan’ın (Doğu Demirkol) taşradaki genç bir insan olarak yazarlıkla kimliğini bulma ve kendini ispat etme mücadelesini anlatır. Bu mücadelenin fonunda babasıyla arasındaki mesafe, ondan duyduğu utanç, annesi ve kız kardeşiyle yaşadığı iletişimsizlik ve kasabadaki ortamın boğucu havası vardır.
Konuşmada Sinan’ın hikayesi Oidipus dinamikleri, kendiliknesnesi (selfobject) işlevleri ve depresif konumun onarıcı yönleri açısından ele alınacaktır.
Buna ek olarak, filmde Sinan karakterini oynayan Doğu Demirkol’un otobiyografik özellikteki dizisi “Doğu”ya odaklanılarak, yönetmenin, Sinan karakteri için yaptığı seçimin ışığında, rol ve gerçeklik ilişkisi ve kurguyla hakikatin karşılaşmaların yaratım sürecindeki payı üzerinde durulacaktır.
Yavuz Erten psikanalist ve klinik psikologdur. 1987 yılında Boğaziçi Üniversitesi psikoloji bölümünü bitirmiştir. 1989 yılında aynı üniversitede klinik psikoloji yüksek lisansını tamamlamıştır. 1998 - 2003 yılları arasında New York’ta National Institute of Psychotherapies (NIP) bünyesinde Çağdaş Psikanaliz eğitimini tamamlamıştır. 2004-2009 yılları arasında International Psychoanalytic Association (IPA) bünyesinde psikanaliz eğitimini tamamlayıp psikanalist olmuştur. 2015 yılında IPA tarafından Eğitim ve Süpervizyon analisti olarak yetkilendirilmiştir. Uluslararası Psikanaliz Birliği (IPA) ve Psike İstanbul üyesidir. İçgörü Psikoterapi Merkezi’nde çalışmaktadır. Psike İstanbul Psikanaliz Derneği kurucu üyesi ve bu derneğin geçmiş yönetim kurulu başkanlarındandır.
Psikanaliz üzerine yazılarından oluşan Karanlık Odadaki Suretler (2010) başlıklı bir kitabı vardır. Psikanalizden Dinamik Psikoterapilere (1999) kitabının Cahit Ardalı ile birlikte, yazarıdır. Psikanalizin Öteki Yüzü: Heinz Kohut (2003) ve Bilim ve Felsefe Açısından Ruhsallık Bilgileri (2006) kitaplarının editörlerindendir. Çeşitli dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Ayrıca “Yoga Yapabilen Bir Tekir” (1993) adlı bir şiir kitabı da vardır. Yavuz Erten Suret dergisi editörüdür.
Bu atölyede tiyatro sahnesinde işlenen çeşitli konuların birey ve toplum psikolojisine etkileri hakkında deneyim ve bilgi paylaşımları ile canlandırma çalışmaları yapılacaktır. Bu yolla, oyuncu ve seyirci rollerine ilişkin, durumsal bir değerlendirme
yapılması amaçlanmıştır.
Timur Acar; 1979 Almanya Münih doğumlu Timur Acar 1984 yılından itibaren ailesiyle Türkiye’ye yerleşmiş ve tiyatro eğitimini İzmir 9 Eylül Üniversitesi sahne sanatları bölümü oyunculuk ana sanat dalında tamamlamıştır. Mezuniyetinden sonra İstanbul’a dönüp tiyatro alanında faaliyet gösteren Acar, günümüzde hem tiyatro hem de sinema ve televizyon sektöründe çalışmalarına devam etmektedir.

Zahit Harmanlı, Dokuz Eylül Üniversitesinde “Eğitim Bilimleri bölümü “Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” programı lisans ve yüksek lisans eğitimini “Evlilikte Uyum ve Çatışma İle Aile işlevleri ve Çocukların Davranış Problemleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” tez çalışması ile tamamladı. 2001-2006 arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Bu süreç içersinde yurt içinde çeşitli araştırmalarda bulunmuş, bilimsel makaleler yayımlamıştır.
Prof. Dr. Mehmet Sungur’un yürüttüğü Kognitif Terapiler Psikopataloji Modülü, (2002-2004), Prof. Dr. Sağman- Emel Kayatekin tarafından yürütülen Psikanalitik Psikoterapi teknikleri (2004) kurs programını tamamlamıştır. 2004-2008 yılları arasında Uludağ üniversitesi Psikiyatri Anabilim dalınca yürütülen Yard. Doç Dr. Nevin Eracar yönetiminde Sanat Terapisi eğitimini “Yalnızlık Duygusunun Tanınması ve Aşılmasında Sanat Terapisi” tez çalışması ile tamamlayarak sanat terapisti ve eğitimci olarak çalışmalarını sürdürmektedir. 2011 yılında da 120 saatlik IMFC onaylı Prof. Dr Brain Carfıeld tarafından yürütülen Aile ve Evlilik Danışmanlığı eğitimini. 2015 yılında Klinik Psikolog, psikodramatsit Leandra Perotta tarafından yürütülen “Dans ve Hareket Terapisi” eğitimini tamamlamıştır.
Genel olarak ergen ve yetişkin ruh sağlığı, evlilik ve aile terapisi çalışmaktadır. Ayrıca gençlere yönelik motivasyon, akademik başarı, kariyer danışmanlığı, kişisel gelişim çalışma alanları arasındadır. Aynı zamanda Aura Sanatla Terapi Eğitim Merkezi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim dalı tarafından ortak yürütülen “Sanatla Terapi ve Yaratıcılık” kurs programında eğitimci olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Dört yıl süreli olarak DEÜ Devlet konservatuarı şan bölümü öğretim görevlisi ve opera bale solist sanatçısı Selmin Günöz’den şan dersleri almıştır. Müzik çalışmaları halen devam etmektedir.
Şu anda kurucu ortağı olduğu Mavişehir Psikiyatri Ruh Sağlığı Kliniğinde psikoterapi çalışmalarını sürürmektedir.
Sanatla Rehabilitasyon Programı (SA-RE): 2022 yılında Uzm. Psk. Dan. Özden Bilgin, Doç. Dr. Ahmet Ege ve Dr. Çağrı Sevin tarafından Dr. Nevin Eracar supervizyonunda geliştirilmiş olan, sanatsal etkinliklerin merkezinde yer aldığı, 12 oturumdan oluşan, çocukların kendilerini ifade etme becerilerine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmış olan bir grupla çalışma programıdır.
Bu konuşmada “Cezaevlerindeki Çocuklar İçin Sanat Etkinlikleri Yoluyla Rehabilitasyon Programı Geliştirilmesi Projesi” ile geliştirilen sanatla rehabilitasyon programı tanıtılacak ve geliştirilme sürecinden bahsedilecektir.
T.C Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında gerçekleştiriş olan proje kapsamında öncelikle çocuk adalet sisteminin kapsamında yer alan içerisinde yer alan çocuklar ve tabii ki bu çocuklarla çalışmakta olan ruh sağlığı çalışanları için bir rehabilitasyon programı geliştirilmiştir. Programda 12 oturum yer almaktadır. SA-RE Sanatla rehabilitasyon programında yer alan 12 oturumluk grup çalışması içeriğini her biri iki oturumdan oluşmak üzere “grup dinamiğinin geliştirilmesi”, “iletişim becerileri”, “insani değerler”, “kişilerarası problem çözme becerileri”, “benlik saygısı” ve “genel değerlendirme” temalarını kapsamaktadır. Programın uygulanma süreci, bilimsel bir araştırmayla eşzamanlı olarak incelenmiştir. Sanatla rehabilitasyon programı geliştirme ve uygulama süreci; ihtiyaç analizinin yapılması, metodoloji çalıştayı, rehabilitasyon programının geliştirilmesi, uygulayıcı eğitiminin yapılması, rehabilitasyon programının uygulanması ve süpervizyon, değerlendirme çalıştayı ve rehabilitasyon programına son şeklinin verilmesi olmak üzere 7 aşamalı bir yapıda gerçekleştirilmiştir. Bu sürecin bilimsel araştırma boyutunda ise hem niceliksel hem de niteliksel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Rehabilitasyon programı 4 farklı pilot kurumda uygulanmış, bilimsel araştırma sürecine ise İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan 20 çocuk dahil edilmiştir. Proje kapsamında geliştirilen “Sanatla Rehabilitasyon Programının” (SA-RE), bilimsel araştırma bağlamında elde edilen veriler ışığında çocuk adalet sisteminde sürdürülebilir bir program olduğu ortaya konmuştur.
Özgeçmiş
Doç. Dr. Ahmet Ege
Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nden 2010 yılında mezun olmuştur. Doktorasını yine Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde tamamlamıştır. Doktora tezini çocuk refahı alanında ergenlik dönemi üzerine yazmıştır. Şu an İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır. Çağdaş Drama Derneği yaratıcı drama eğitici eğitmenidir. Dr. Abdulkadir Özbek Psikodrama Dernekleri Federasyonu’ndan almış olduğu psikodrama eğitiminin tez aşamasındadır. Grup çalışmasına ilişkin eğitimler vermekte, yayınlar üretmektedir. Eğitmenlik ve danışmanlık faaliyetleri sürdürmektedir. Pozitif Psikoterapi, Sanatla Terapi eğitimlerini almıştır. Temel uzmanlık alanları bireylerle sosyal hizmet, gruplarla sosyal hizmet, çocuklarla ve ailelerle sosyal hizmet, sanat ve sosyal hizmettir.
Dönüşüm: Eğitimde Disiplinlerarası Farkındalık ve İyi Oluş Temalı Sanat Terapisi Çalıştayının Katılımcı Deneyimleri ve Geri Bildirimleri Üzerinden İncelenmesi
Elmira İskenderova Baş
Bu çalışma, eğitim ortamlarında disiplinlerarası farkındalık ve iyi oluşu desteklemek amacıyla gerçekleştirilen sanat terapisi çalıştayının katılımcı deneyimleri ve geri bildirimleri üzerinden değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalıştay, eğitim kurumlarında sanat temelli yaklaşımların bireylerin duygusal farkındalıklarını artırma, stresle baş etme becerilerini güçlendirme ve psikolojik dayanıklılığı destekleme potansiyeline odaklanmaktadır.
Sanat terapisi, bireyin sözel ifade ile sınırlı kalmayan iç dünyasını yaratıcı süreçler aracılığıyla görünür kılan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda dışavurumcu sanat uygulamaları, özellikle eğitim alanında öğretmenler, öğrenciler ve ebeveynler için reflektif öğrenme ve içsel farkındalık geliştirme imkânı sunmaktadır.
Çalıştay süreci, yapılandırılmış sanat terapisi etkinlikleri, grup etkileşimi, yaratıcı ifade çalışmaları ve yansıtıcı paylaşım çalışmalarından oluşmuştur. Katılımcıların süreç boyunca ürettikleri sanatsal ürünler ve grup içi paylaşımlar, devamında çalışma masalarında aktif rol almaları ve yazılı ve sözlü geri bildirimler, katılımcıların iyi oluş düzeylerindeki değişim algılarını ve deneyimsel dönüşümlerini ortaya koymuştur.
Sanat temelli müdahalelerin katılımcılarda duygusal rahatlama, aidiyet hissi, kendini ifade etme kapasitesinde artış ve psikolojik dayanıklılıkta güçlenme sağladığını göstermektedir. Özellikle “kırılganlıktan dayanıklılığa dönüşüm” teması, katılımcı anlatılarında belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Çalışmanın amacı, sanat terapisi temelli eğitim uygulamalarının koruyucu ruh sağlığı, iyi oluş ve disiplinlerarası öğrenme süreçlerindeki rolünü tartışmaya açmak ve alana yönelik uygulama temelli katkı sunmaktır.
Özgeçmiş
Psikolog ve psikoterapisttir. Azerbaycan Cumhuriyeti hükümet bursunu kazanarak, yabancı öğrenci statüsünde İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, sonrasında Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimlerinde uzmanlığını almış ve Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsünde Psikodrama eğitimini hem yerli hem yabancı duayen hocalardan alarak tamamlamıştır. İstanbul üniversitesi İTF Sosyal Psikiyatri servisinde yürütülen Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi eğitimini tamamlamış (2010 - 2012), 2011 yılından bu yana yatan ve ayaktan tedavi gören çeşitli psikiyatri tanılı hasta grupları ile El Sanatları, Ebru, uzun yıllar Doğaçlama - Tiyatro - Oyun ve Sosyal-Bilişsel Oyun gruplarını yürütmüş, usta - çırak ilişkisi çerçevesinde eğitime yeni katılan kursiyerlere çalışma esnasında uygulamalı eğitimler vermiş, süpervizyon yürütmüş ve süpervizyonlara katılmaya devam etmiştir.
Hali hazırda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 2021 yılından beri programını yazdığı ve İstanbul valiliği onaylı İstanbul ili genelindeki tüm branş ve kademelerden öğretmenlere Eğitim Kurumlarında Sanat Terapisi Uygulamalı Eğitimleri vermekte olup, kursiyer öğretmenlere görevli oldukları okullarda uygulamalar yaptırmakta ve süpervizyon vermektedir. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Akademilerinde öğretmenlerle gerçekleştirilen sanat terapisi atölye yürütücülüğünü yapmakta, çalışmalarında sanatın iyileştirici, dönüştürücü ve güçlendirici yönünü bilimsel temellere dayandırmaktadır. Ayrıca, çeşitli projeler çerçevesinde sanat temelli yaklaşımlar ve sanat terapisi alanında eğitim, uygulama ve grup çalışmaları yürütmektedir, çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle sanat terapisi temelli çalışmalar gerçekleştirmekte; eğitim kurumları ve mesleki gelişim programlarında yaratıcı süreçler ve psikolojik dayanıklılık temalarında atölyeler düzenlemektedir. Sanat Psikoterapileri Derneği kurucu üyesi olup, yönetim kurulu üyesi, eğitim komisyonu görevlerini yürütmüştür. Türkiye Alzheimer Derneği Denetim Komisyonu üyesidir.
Parçadan Bütüne: Mozaik Yoluyla Kırılganlıktan Dayanıklılığa Sanat Terapisi Atölyesi
Parçaların bir araya gelmesiyle oluşan yeni bir bütün , bireyin kırılganlık ve psikolojik dayanıklılık arasındaki içsel regülasyonunu sembolik açıdan ortaya çıkartmaktadır. Her parça kişinin yaşamındaki duyguları, düşüncelerini, deneyimlerini temsil etmektedir. Parçaların birleşmesiyle psikolojik dayanıklılığa giden yolda yeniden yapılanma ve keşfetme deneyimi ortaya çıkacaktır. Atölye katılımcılarının bu içsel güce dair kendi farkındalığını oluşturacaktır. Yine bu çalışmada hayatımızın her zaman kusursuz ve pürüzsüz olamayacağı, bazen zorluklarla baş başa kalmanın bizi kimseden farklı kılmadığını fark ettirmek amaçlanmaktadır. Katılımcıların grup çalışması ile bir araya gelmesi ise sosyal etkileşim, paylaşım ve aidiyet duygusunu destekleme noktasında önemli bir aşama olacaktır.
Açelya AKAY
Sofya Üniversitesi “St. Kliment Ohridski”, Psikoloji (2014) yılında mezun olmuştur. Çocuk ve ergenlerle çalışmaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi, sanat terapisi ve psiko-onkoloji alanlarında eğitimler almıştır. Marmara Üniversitesinde “Aile Danışmanlığı ve Pedagojik Formasyon” eğitimlerini tamamlamıştır. Çocuk, ergen ve yetişkinlerle sanat terapisi yaklaşımıyla grup çalışmaları sürdürmektedir.Halen özel gereksinimli çocuklarla çalışmaktadır.
Elmira İSKENDEROVA BAŞ (Kolaylaştırıcı, Süpervizor)
Psikolog ve psikoterapisttir. Azerbaycan Cumhuriyeti hükümet bursunu kazanarak, yabancı öğrenci statüsünde İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, sonrasında Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimlerinde uzmanlığını almış ve Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsünde Psikodrama eğitimini hem yerli hem yabancı duayen hocalardan alarak tamamlamıştır. İstanbul üniversitesi İTF Sosyal Psikiyatri servisinde yürütülen Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi eğitimini tamamlamış (2010 - 2012), 2011 yılından bu yana yatan ve ayaktan tedavi gören çeşitli psikiyatri tanılı hasta grupları ile El Sanatları, Ebru, uzun yıllar Doğaçlama - Tiyatro - Oyun ve Sosyal-Bilişsel Oyun gruplarını yürütmüş, usta - çırak ilişkisi çerçevesinde eğitime yeni katılan kursiyerlere çalışma esnasında uygulamalı eğitimler vermiş, süpervizyon yürütmüş ve süpervizyonlara katılmaya devam etmiştir.
Hali hazırda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 2021 yılından beri programını yazdığı ve İstanbul valiliği onaylı İstanbul ili genelindeki tüm branş ve kademelerden öğretmenlere Eğitim Kurumlarında Sanat Terapisi Uygulamalı Eğitimleri vermekte olup, kursiyer öğretmenlere görevli oldukları okullarda uygulamalar yaptırmakta ve süpervizyon vermektedir. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Akademilerinde öğretmenlerle gerçekleştirilen sanat terapisi atölye yürütücülüğünü yapmakta, çalışmalarında sanatın iyileştirici, dönüştürücü ve güçlendirici yönünü bilimsel temellere dayandırmaktadır. Ayrıca, çeşitli projeler çerçevesinde sanat temelli yaklaşımlar ve sanat terapisi alanında eğitim, uygulama ve grup çalışmaları yürütmektedir, çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle sanat terapisi temelli çalışmalar gerçekleştirmekte; eğitim kurumları ve mesleki gelişim programlarında yaratıcı süreçler ve psikolojik dayanıklılık temalarında atölyeler düzenlemektedir. Sanat Psikoterapileri Derneği kurucu üyesi olup, yönetim kurulu üyesi, eğitim komisyonu görevlerini yürütmüştür. Türkiye Alzheimer Derneği Denetim Komisyonu üyesidir.
Kırılganlıktan Dayanıklılığa: Beden, Hareket ve Yaratıcı İfade Yoluyla Dönüşüm Deneyimsel Atölye Çalışması
Bu atölye, bireylerin kırılganlık, kayıp, stres ve yaşam yükleri karşısında geliştirdikleri bedensel ve duygusal örüntüleri fark etmelerine ve bunları yaratıcı hareket, beden farkındalığı ve sanat temelli yöntemlerle dönüştürmelerine alan açmayı amaçlamaktadır. Atölye, dans/hareket terapisi, somatik yaklaşımlar, travma bilgili uygulamalar ve yaratıcı sanat terapileri literatüründen beslenmektedir. Kuramsal olarak bedenlenme (embodiment), sinir sistemi regülasyonu, duygusal ifade, grup senkronizasyonu ve dayanıklılık (resilience) kavramlarına dayanmaktadır.
Program, psikosomatik belirtiler, kronik stres, bakım yükü, yas ve yaşam geçişleri yaşayan bireylerle yürütülen bir grup deneyiminden geliştirilmiştir. Katılımcılar iki oturum boyunca beden farkındalığı, nefes ve grounding çalışmaları, ritim ve senkronizasyon egzersizleri, aynalama, yaratıcı hareket doğaçlamaları, sembolik sanat çalışmaları ve grup paylaşım süreçlerine davet edilecektir.
İlk oturumda katılımcılar güvenli alan oluşturma, bedenle yeniden temas kurma ve kırılganlık deneyimlerinin bedendeki izlerini keşfetme fırsatı bulacaktır. İkinci oturumda ise hareket, imge ve yaratıcı ifade yoluyla içsel kaynaklara ulaşma, güçlenme, dayanıklılık ve öz-yeterlilik deneyimleri desteklenecektir. Süreç boyunca bireysel deneyimlerin grup içinde yankılanması, görülme ve tanıklık edilme deneyimiyle bütünleştirilecektir.
Önceki grup uygulamalarından elde edilen gözlemler, bedensel farkındalık ve yaratıcı hareket çalışmalarının duygusal ifade kapasitesini artırabildiğini, kişilerarası bağlanmayı güçlendirebildiğini ve katılımcılarda öz-şefkat, umut ve dayanıklılık duygularını destekleyebildiğini göstermektedir.
Bu atölye, sanat terapileri alanında çalışan profesyonellere beden temelli grup müdahalelerinin klinik ve deneyimsel kullanımına ilişkin uygulanabilir bir model sunmayı ve kırılganlık ile dayanıklılık arasındaki dönüşüm sürecini bedensel düzeyde deneyimleme fırsatı yaratmayı hedeflemektedir.
Anahtar Kelimeler: Dans/Hareket Terapisi, Beden Farkındalığı, Dayanıklılık, Embodiment, Psikosomatik Süreçler, Travma Bilgili Yaklaşım, Yaratıcı Sanat
Uzm. Dr. Halime Türe Badruk, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. Psikiyatri uzmanlık eğitimini Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. Uzmanlık eğitimi sırasında ODAĞ Psikanaliz ve Psikoterapi Vakfı'nda analitik yönelimli grup psikoterapisi eğitimi ve süpervizyonunu tamamlamıştır.
Mesleki gelişimi kapsamında çift terapisi, cinsel terapi, EMDR ve KİT (Kişiler arası ilişkiler Terapisi ) başta olmak üzere çeşitli psikoterapi eğitimleri almıştır. Son yıllarda ilgi alanını sanat terapilerine yönelterek sanat terapisinin temel eğitimini ve Dans Hareket Terapisi eğitimini tamamlamıştır. Hâlen İzmir Dans Hareket Terapisi Grubu üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Yakın zamanda, "Psikosomatik Yakınmaları Olan Psikiyatri Hastalarında Beden Farkındalığı ve Hareket Temelli Grup Terapisinin Etkileri" başlıklı pilot çalışması uluslararası hakemli bir dergide yayımlanmıştır. Klinik çalışmalarında beden odaklı psikoterapötik yaklaşımları sürdürmekte; çalıştığı hastanede psikosomatik yakınmaları olan psikiyatri hastalarına yönelik beden farkındalığı ve hareket temelli grup terapileri yürütmektedir.
Bu kongrede, klinik deneyimlerinden ve geliştirdiği yapılandırılmış grup uygulamalarından hareketle, kırılganlıktan dayanıklılığa uzanan iyileşme sürecinde bedenin, hareketin ve yaratıcı ifadenin terapötik kullanımını katılımcılarla deneyimsel olarak paylaşacaktır.
Beste Naiboğlu
Sanat Psikoterapi Uygulayıcı,
Hareket ve Ses Plastiği Metodu Kurucu ve Yürütücüsü
Sahne sanatları ve davranış bilim alanında akademik eğitimler almıştır.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları, İstanbul Teknik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Performans Ana Sanat Dalı’ndaki sanat eğitimlerinin yanında, davranış bilim alanında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümü lisansını bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Aile Danışmanlığı Programını tamamladı. Hemen sonra İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Sanat Psikoterapileri Programına kabul edilerek bitirdikten sonra çalıştığı kurumda Üstün Potansiyelliler ve Sanat Terapi bölümlerini kurdu.
Oluşturduğu özgün metotlarla ilgili çalışma ve araştırmaları uluslararası sempozyum ve kongrelerden kabul almış ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmıştır.
Bilimsel makaleleri İngilizce, kitapları ise Türkçe, İngilizce ve Bosna/Sırp/Hırvat dilinde yayımlanmıştır.
Atölye: "Her Be(de)n Bilir,; Kırılganlığın İçinden Canlılığa, Bütünlüğe ve Neşeye; Somatik ve Sanatsal Bir Yolculuk"
Her be(de)n kırılgandır ancak onarım hayat boyu mümkündür. Bu buluşmamız, zaman zaman bireysel, zaman zaman kolektif olarak içinden geçmekte olduğumuz zorlu süreçlerde; bizi derinden üzen, kaygılarımızı tetikleyen, alışık olmadığımız garip bir yoğunluğa ve bazen de tükenmişliğe iten günlerde bir an durup kendimizi dinlemek ve dinlenmek için. Kırılganılıklarımızı kucaklayıp, güçlü yanlarımızı hatırlamak; değişim, esnek dayanıklılık ve onarım kapasitelerimizle yeniden buluşmak için…
Gündelik hayatımıza devam edebilmek ve işlevsel olabilmek, böyle sıkıntılı dönemlerde sağlıklı kalabilmek, ve hayat akışına tekrar uyumlanabilmek adına bedenlerimize ve yaratıcılığımıza odaklanacağız. Birlikte basit ve tekrarlanabilir pratik egzersizler gerçekleştireceğiz. Böylece sinir sistemimizi, dolayısıyla duygu ve düşünce akışımızı da sakinleştirebilmeyi hedefliyor olacağız. Ve belki de neşe ve canlılığa açılmayı…
Bu deneyimleme esnasında Dışavurumcu Sanat Terapisi, Somatik Deneyimleme, Integral Somatik Psikoloji Yaklaşımı gibi yaklaşımlar ışığında çalışacak, kendimizi iyi ve güvende hissettiren iç ve dış kaynaklarımızı da keşfedip not edeceğiz. Böylece kendimizle ve etrafımızdakilerle ilişkilerimizi sağlıklı ve işlevsel olarak sürdürmeye devam edebilmek adına adımlar atmış olacağız.
Gerçekleştirilecek pratik egzersizleri kendi hayatımızda düzenli uygulayarak sakin ve dengede kalmaya devam edebilir, dilersek bu egzersizleri başkaları ile de paylaşıp onlara da destek verebiliriz.
Defne Erdur, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Lisans ve Yüksek Lisans, MSGSÜ Konservatuvarı Modern Dans ASD Doktora mezunudur. Uludağ Üni. Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı & Aura Psikoterapi Merkezi ortak programı “Sanatla Terapi ve Yaratıcılık” eğitimini 2010 yılında (tezsiz) tamamlamıştır.
Fachverband Deutscher Heilpraktiker, Sunshine Network ve MEB sertifikalı beden terapistidir. 2016’da Somatik Deneyimleme (SE) programını; 2018’de Raja Selvam ile Integral Somatik Psikoloji programını, 2019’da Ariel Giarretto ile Tam Bedensellik eğitimini tamamlamıştır. Peter A. Levine, Diane Poole Heller, Sarah Zorica Mitic (TRE) gibi ustalardan travma alanında ileri seviye eğitimler almıştır ve almaya devam etmektedir.
20 yıldır dünyanın farklı ülkelerinde paylaşarak geliştirdiği “Her Be(de)n Bilir” atölyesi 2. Avrupa SE Konferansı’nda yer almıştır. Türkiye, Romanya, Macaristan, Gürcistan, Fransa’da SE ve ISP Eğitim Programlarında asistanlık yapmıştır. SE Uygulayıcı Programının her seviyesinde seans ve supervizyon vermekte yetkindir. 2020-2023 yılları arasında Somatic Experiencing International Kültür Komitesi ve Yönetim Kurulu üyeliklerini yürütmüş, Ukrayna Task Force’un kurucuları arasında yer almış ve eşbaşkanlığını gerçekleştirmiştir. 2020’de Covid Sağlık Çalışanları Destek Projesi ekibinde yer almış, 2023’te Somatik Deneyimle Türkiye-WHR Deprem Destek Projesi koordinatörlüğünü de üstlenerek beden odaklı travma önleme ve iyileştirme odaklı grup çalışmaları gerçekleştirmiştir.
Bugün Somatik Deneyimleme Türkiye Eğitimlerinde eş-lider asistan olan Defne, doğa ile uyumlu ve dengeli bir yaşamın izini sürmekte, farklılıkların bir aradalığını önceliklendiren projelere yönelmektedir.
Hayat ağacı öyküsel terapide çocuklar ergenler ve yetişkinlerle çalışırken sık sık uygulanan, kişinin hem kırılganlığı hem güçlü yanlarıyla temas etmesini destekleyen bir akıştır. Bu atölye çalışmasında her katılımcı güç aldığı kaynakları, kendi güçlü yanlarını, hayallerini, umutlarını, dileklerini, hayatına dokunan insanları ve hayatın ona hediyelerini içeren kendi hayat ağacını tasarlayacak. Sonrasında grubun beraber oluşturduğu ormanda paylaşım alanı olacak.
Suzi Amado, klinik psikolog, sanat terapisti ve mindfulness öğretmenidir. 1999 yılında Alman Lisesi’nden, 2003 yılında Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Klinik Psikoloji alanındaki yüksek lisansını 2005 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde tamamlamıştır.
Uzmanlığını aldıktan sonra İstanbul’da çeşitli kurumlarda çalışmalar yürütmüş, ardından Sanat Terapisi alanında yüksek lisans yapmak üzere San Francisco’da bulunan California Institute of Integral Studies’e gitmiştir. Yüksek lisansının son yılında California Pacific Medical Center’da kanser, organ nakli ve yoğun bakım hastalarıyla çalışarak hastane temelli danışmanlık deneyimi kazanmıştır.
2012 yılında İstanbul’a dönen Suzi Amado, halen danışmanlık vermekte ve kurumlara yönelik mindfulness, yaratıcılık, zaman yönetimi, duygusal ilk yardım ve psikolojik esneklik eğitimleri sunmaktadır. Aynı zamanda bu alanlarda açık atölyeler ve eğitim programları düzenlemektedir. Tüm bu başlıklarda birebir atölyeler ve birebir mindfulness dersleri de vermektedir.
İnsan merkezli yaklaşımı benimseyen Suzi Amado, empatinin, sanatın ve mindfulness’ın iyileştirici gücüne inanmakta, ve güvenli ve şefkatli alanlar yaratmaya niyet etmektedir.
Zeynep Maçkalı, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden lisans derecesini aldıktan sonra, yüksek lisans eğitimini Okan Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) Programı’nda tamamlamıştır. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programı’nı tamamlayarak doktora derecesini almıştır. 2015 yılından beri farklı üniversitelerde dersler vermektedir. 2020 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Klinik uygulamalarında ilişkisel integratif psikoterapi yaklaşımını temel almaktadır. 2007 yılından beri sanatla terapi ve yaratıcılık konularıyla ilgilenmektedir. Son dönemde ‘ilişkisel ihtiyaçlarda doyum’ kavramının farklı risk ve koruyucu faktörlerle ilişkine dair araştırmalar yapmaktadır. Bireysel ve gruplarla yaptığı, koruyucu veya önleyici uygulamalarda sanatın dışavurumcu gücünden destek almakta, kişilerin yaratıcı potansiyellerinin güçlendirilmesini hedefleyen çalışmalarını sürdürmektedir. Otizm ve bipolar bozukluklarla ilgili birçok projede araştırmacı, eğitmen, grup yürütücüsü olarak farklı görevlerde yer almıştır. Halen ‘Benimle Oynar Mısın? Şimdi ve Burada’ Psikolojik ve Sosyal Gelişimsel Aksamalarına Yönelik Koruyucu ve Önleyici Destek Programı’nın yürütücülüğünü Dr. Nevin Eracar ile birlikte sürdürmeye devam etmektedir. Otistikler Derneği ve Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Derneği’nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.
Eğitimcinin geliştirdiği bir projeksiyon yöntemi olan "İtiraf Maskesi", kişinin kendi alt kişiliklerini, gizli duygularını ve "geçmiş hikayelerini" görsel bir maske yaratıp sunarak keşfetmesini sağlayan derin bir kendini tanıma yöntemidir.
Bu uygulama, geçmiş olaylarda yeni anlamlar bulmayı, sağlıklı savunma mekanizmaları geliştirmeyi, uyum sağlamayı ve stres direncini güçlendirmeyi amaçlar. Ayrıca, bir danışan seansını simüle ederek eğitim ve süpervizyon formatlarında da etkilidir.
Lyudmila Dmitrievna Lebedeva
Pedagojik Bilimler Doktoru, Profesör, Igor Burganov Sanat Akademisi Araştırmadan Sorumlu Rektör Yardımcısı,
Sanat Terapisi yöntemini kullanan psikoloji ve psikoterapi alanında akredite uzman, Rusya ve yurtdışında sanat terapisi programları eğitmeni. 290 yayının yazarı.
Rusya Federasyonu, Moskova
Bu sunum, hem ruh sağlığı profesyonellerinin hem de destek arayan bireylerin kişisel dayanıklılığını güçlendirmeye odaklanmaktadır. "Güvenli alan" kavramı, yalnızca soyut bir metafor olarak değil, duygusal tükenmişliğin önlenmesi ve psikolojik dayanıklılığın desteklenmesi için teorik ve metodolojik bir çerçeve olarak ele alınmaktadır. Sunumda, psikolojik açıdan kırılganlık ve tükenmişlik belirtileri ile dünya resim sanatının başyapıtlarında yer alan imgeler karşılaştırmalı bir bakış açısıyla incelenerek bu iki alan arasındaki paralellikler tartışılacaktır. Ayrıca, yıkıcı bir imgenin güç ve iyileşme kaynağına dönüştürüldüğü gerçek bir vaka örneği üzerinden, sanat temelli tekniklerden yararlanarak kişisel dayanıklılığın adım adım yeniden inşa edilmesine yönelik yapılandırılmış bir model sunulacaktır.
Lyudmila Dmitrievna Lebedeva
Pedagojik Bilimler Doktoru, Profesör, Igor Burganov Sanat Akademisi Araştırmadan Sorumlu Rektör Yardımcısı,
Sanat Terapisi yöntemini kullanan psikoloji ve psikoterapi alanında akredite uzman, Rusya ve yurtdışında sanat terapisi programları eğitmeni. 290 yayının yazarı.
Rusya Federasyonu, Moskova
Dayanıklılık ne zaman yaşamı destekler, ne zaman dönüşmesi gereken koşullara uyum sağlamanın bir aracı hâline gelir?
Dayanıklılık çoğu zaman zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkabilme, esneyerek uyum sağlayabilme ve yoluna devam edebilme kapasitesi olarak tanımlanır. Ancak güncel tartışmalar bizi daha incelikli sorular sormaya davet ediyor: Dayanıklılık ne zaman yaşamı besleyen bir kaynak olur; ne zaman ise adaletsiz koşullara uyum sağlamanın bir aracına dönüşür? (Osinski, 2023).
Dışavurumcu sanatlar bu sorulara yalnızca düşünerek değil, deneyimleyerek yaklaşmanın kapısını aralar. Yaratıcı süreçler bazen bizi, olanı kapsamaya, bazen uyum sağlamaya, bazen tanıklık etmeye, bazen direnmeye, bazen de dönüştürmeye çağıran anları daha derinden fark etmemize olanak tanıyabilir.
Bu yaratıcı araştırma sırasında, kırılganlık ve dayanıklılıkla kurduğumuz ilişkinin yanı sıra, sınırlar, direnç ve belirsizlikle karşılaşma biçimlerimiz de görünür hâle gelebilir.
Bu bağlamda kırılganlık, belirsizlikle ilişki içinde kalabilme cesareti; sınırlar ise bu açıklığı mümkün kılan, sürekli şekillenen ve yeniden müzakere edilen yaşamsal koşullar olarak görülebilir. Sınırlar her gün yeniden kurduğumuz, yumuşattığımız, güçlendirdiğimiz ve dönüştürdüğümüz canlı süreçlerdir.
Bu deneyimsel atölye; dışavurumcu sanatlar, sanat terapisi, psikoterapi ve ruh sağlığı alanlarında çalışan uygulayıcıları, dayanıklılık, direnç, kırılganlık, sınırlar ve yaratıcılık arasındaki ilişkiyi bedensel ve estetik bir araştırmaya davet ediyor.
Referans: Osinski, A. (2023). Resilience or resistance? Agency in the eye of the beholder. Thinking about Resilience Series. rEUsilience Project. https://reusilience.eu/publications/resilience-or-resistance-agency-in-the-eye-of-the-beholder
Dr. Fulya Kurter Musnitsky
Dışavurumcu Sanat Terapisti ve Psikodramatist
Fulya Kurter Musnitsky, Expressive Arts Institute Istanbul’un kurucusu, program direktörü ve temel eğitmenlerindendir. European Graduate School (EGS) Arts, Health and Society Division bünyesindeki Dışavurumcu Sanatlar Doktora Programı’nı, “Poetics of Boundaries: An Art-Based Qualitative Inquiry into the Lived Experience of Art-Oriented Practitioners /”The Butterfly & The Rock” başlıklı teziyle tamamlamıştır.
Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlamış, aynı alandaki yüksek lisans eğitimini bir dönem burslu olarak Ohio Kent State University’de sürdürmüş, yüksek lisans derecesini Marmara Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 1999–2006 yılları arasında tamamladığı psikodrama eğitimiyle birlikte, yaratıcı süreç, sanatsal ifade ile ruh ve toplum sağlığı arasındaki ilişkiyi araştırmakta; yaşamını, akademik çalışmalarını ve mesleki pratiğini bu eksende sürdürmektedir.
2022 yılından bu yana European Graduate School Arts, Health and Society Division’da misafir öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Dayanıklılık uzun yıllar bireysel bir özellik ya da zorluklar karşısında toparlanma kapasitesi olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte, ilişkisel psikoterapi yaklaşımları dayanıklılığın güvenli, onarıcı ve dönüştürücü ilişkiler içinde gelişen dinamik bir süreç olduğunu vurgulamaktadır. Bu bakış açısı, sanat temelli grup çalışmalarını yalnızca yaratıcı ifade alanları olarak değil, aynı zamanda bireyin görülme, anlaşılma, duygularını ifade edebilme ve kendisi olabilme deneyimlerini yaşayabildiği ilişkisel ortamlar olarak değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır.
Bu konuşmada, öncelikle dayanıklılık kavramı ilişkisel integratif psikoterapi perspektifinden ele alınacak; ilişkisel ihtiyaçlar, öz-şefkat ve duygu düzenleme kavramlarının dayanıklılığın desteklenmesindeki olası rolleri tartışılacaktır. Ardından, üniversite öğrencileriyle yürütülen sekiz haftalık sanat temelli ilişkisel grup sürecinden elde edilen bulgular bu kuramsal çerçeve içinde değerlendirilecektir. Grup sürecine katılan bireylerde duygu düzenleme güçlüklerinin ve psikolojik belirtilerin azaldığı; ilişkisel ihtiyaçlarda doyum, öz-şefkat ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin arttığı görülmüştür. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkileri inceleyen analizler, bu değişimlerin ilişkisel kuramla uyumlu örüntüler sergilediğini düşündürmektedir.
Konuşmanın son bölümünde ise, sanatın yalnızca bir ifade aracı değil, güvenli ilişkisel deneyimlerin kurulmasını ve içselleştirilmesini destekleyen bir klinik araç olarak nasıl kullanılabileceği tartışılacaktır. Bu bağlamda, sanat temelli grup süreçlerinin ilişkisel dayanıklılığı desteklemedeki potansiyeline ilişkin kuramsal değerlendirmeler ve klinik uygulamalara yönelik çıkarımlar paylaşılacaktır.

Zeynep Maçkalı, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden lisans derecesini aldıktan sonra, yüksek lisans eğitimini Okan Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) Programı’nda tamamlamıştır. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programı’nı tamamlayarak doktora derecesini almıştır. 2015 yılından beri farklı üniversitelerde dersler vermektedir. 2020 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Klinik uygulamalarında ilişkisel integratif psikoterapi yaklaşımını temel almaktadır. 2007 yılından beri sanatla terapi ve yaratıcılık konularıyla ilgilenmektedir. Son dönemde ‘ilişkisel ihtiyaçlarda doyum’ kavramının farklı risk ve koruyucu faktörlerle ilişkine dair araştırmalar yapmaktadır. Bireysel ve gruplarla yaptığı, koruyucu veya önleyici uygulamalarda sanatın dışavurumcu gücünden destek almakta, kişilerin yaratıcı potansiyellerinin güçlendirilmesini hedefleyen çalışmalarını sürdürmektedir. Otizm ve bipolar bozukluklarla ilgili birçok projede araştırmacı, eğitmen, grup yürütücüsü olarak farklı görevlerde yer almıştır. Halen ‘Benimle Oynar Mısın? Şimdi ve Burada’ Psikolojik ve Sosyal Gelişimsel Aksamalarına Yönelik Koruyucu ve Önleyici Destek Programı’nın yürütücülüğünü Dr. Nevin Eracar ile birlikte sürdürmeye devam etmektedir. Otistikler Derneği ve Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Derneği’nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.
Sunum, görseller, videolar ve vaka örnekleri eşliğinde, müzik terapinin dayanıklılıkla ve kırılgan taraflarımızla ilişkisini üç temel başlıkta ele almaktadır. İlk olarak, müzik terapi; müziğin terapötik potansiyelini planlı ve hassas bir şekilde kullanarak kişilerin fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçlarına yanıt veren, kanıta dayalı bir sağlık disiplini olarak tanıtılacaktır. İkinci olarak, terapötik çerçeve kavramı; güvenli alanın sınırlarını tespit edip terapiyi buna göre şekillendirme üzerinden açıklanacaktır. Üçüncü olarak, danışanın halihazırdaki güçlü yanlarından (yetkinliklerinden) hareketle terapötik hedeflere ilerleme ve kırılgan taraflarını güçlendirme hedefi paylaşılacaktır.
Özgür Salur, müzik terapist, Oxford Mindfulness Centre sertifikalı Özenli Yaşam eğitmeni ve Avrupa Müzik Terapi Konfederasyonu'nda Türkiye delegesidir. Berklee College of Music ve Jyväskylä Üniversitesi'nde eğitim alan Özgür, travma-duyarlı mindfulness ve müzik terapiyi bütünleştiren ulusal ve uluslararası çalışmalar yapmaktadır. Özyeğin, Marmara, Işık ve İstanbul Üniversitesi’nde ders ve eğitimler vermiş, Boğaziçi Üni.’de bir TEDx konuşması yapmıştır. Sosyal alanda müzik terapi bağlamında; afet bölgelerinde müzik kullanımı, müzik terapi tanıtım atölyeleri ve seminerleri gibi sağlık ve toplum temelli projeler yürütmüştür. Müzik Terapi Derneği yönetim kurulunda görev almış ve alana dair kitap bölümleri ile makaleler yayımlamıştır. Müziğin iyileştirici gücünü topluma nazik şekilde sunmayı hedeflemekte, çalışmalarına Müzik Terapi Akademisi çatısı altında devam etmektedir.
Erken çocukluk döneminde gelişimsel risk taşıyan çocuklara yönelik sanat temelli müdahalelerin sürdürülebilirliği, yalnızca etkili programların geliştirilmesine değil, bu programları ilişkisel bir yaklaşımla uygulayabilecek nitelikli uygulayıcıların yetiştirilmesine de bağlıdır. Bu anlayışla Otistikler Derneği tarafından yürütülen Benimle Oynar Mısın? projesi, çocuklara ve ailelere yönelik müdahale çalışmalarının yanı sıra, sanatla terapi tekniklerini uygulayıcı eğitiminin temel bileşenlerinden biri olarak kullanan deneyimsel bir öğrenme modeli geliştirmiştir.
Bu konuşmada, sanatla terapi tekniklerinin uygulayıcı eğitiminde nasıl kullanıldığı ve oyun, farklı sanat dallarından dışavurumcu uygulamalar, grup süreçleri ve süpervizyonun ilişkisel çalışma becerilerinin gelişimine nasıl katkı sunduğu ele alınacaktır. Programda sanat, yalnızca çocuklarla kullanılan bir müdahale aracı olarak değil; uygulayıcıların ilişki kurma biçimlerini, yaratıcılıklarını ve mesleki duruşlarını deneyimleyerek geliştirebildikleri bir öğrenme ortamı olarak konumlandırılmıştır.
Konuşmada ayrıca projenin ilk yıl değerlendirme bulguları paylaşılacaktır. Bulgular, uygulayıcıları ilişkisel ihtiyaçlarda doyum toplam puanında anlamlı bir artış olduğunu; bu artışın özellikle deneyim paylaşımı ve etki etme boyutlarında belirginleştiğini göstermektedir. Bunun yanında yaratıcı düşünme toplam puanında ve özdisiplin, yenilik ve merak boyutlarında da anlamlı gelişmeler saptanmıştır. Bu bulgular, sanat temelli deneyimsel öğrenmenin yalnızca uygulama becerilerini değil, uygulayıcıların ilişkisel kapasitesini ve yaratıcı potansiyelini de destekleyebileceğini düşündürmektedir.
Konuşmada, bu deneyimden hareketle, sanatla terapi tekniklerinin sivil toplum alanında yürütülen erken müdahale çalışmalarında uygulayıcı yetiştirme, programların sürdürülebilirliği ve nitelikli hizmetin yaygınlaştırılması açısından sunduğu katkılar tartışılacaktır.

Zeynep Maçkalı, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden lisans derecesini aldıktan sonra, yüksek lisans eğitimini Okan Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) Programı’nda tamamlamıştır. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programı’nı tamamlayarak doktora derecesini almıştır. 2015 yılından beri farklı üniversitelerde dersler vermektedir. 2020 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Klinik uygulamalarında ilişkisel integratif psikoterapi yaklaşımını temel almaktadır. 2007 yılından beri sanatla terapi ve yaratıcılık konularıyla ilgilenmektedir. Son dönemde ‘ilişkisel ihtiyaçlarda doyum’ kavramının farklı risk ve koruyucu faktörlerle ilişkine dair araştırmalar yapmaktadır. Bireysel ve gruplarla yaptığı, koruyucu veya önleyici uygulamalarda sanatın dışavurumcu gücünden destek almakta, kişilerin yaratıcı potansiyellerinin güçlendirilmesini hedefleyen çalışmalarını sürdürmektedir. Otizm ve bipolar bozukluklarla ilgili birçok projede araştırmacı, eğitmen, grup yürütücüsü olarak farklı görevlerde yer almıştır. Halen ‘Benimle Oynar Mısın? Şimdi ve Burada’ Psikolojik ve Sosyal Gelişimsel Aksamalarına Yönelik Koruyucu ve Önleyici Destek Programı’nın yürütücülüğünü Dr. Nevin Eracar ile birlikte sürdürmeye devam etmektedir. Otistikler Derneği ve Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Derneği’nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.
Kişiyi korkutan, dehşete düşüren, çaresizlik yaratan çoğu kez olağan dışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma denir. Sanatla terapi özellikle kendi duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmede güçlük yaşayan bireylerde etkili olan, bilinç ve bilinçdışı süreçleri arasında bağlantı kurmayı kolaylaştıran, bireyin kendisini fark edip ortaya koymasına olanak sağlamakta etkili bir yöntemdir. Sanatın dışavurum amaçlı kullanıldığı psikoterapi yöntemleriyle hastanın kendi iç dünyasına, travmatik yaşantılarına ve daha pek çok ruhsal ve zihinsel malzemeye ulaşılıp çalışılabilir. Ortaya çıkan sanatsal eylem veya nesne, iç dünyanın simgeleşen dışavurumlarıdır ve üzerine konuşulabilir bir malzemedir. Hasta ortaya çıkan şeyin kendisine çağrıştırdığı duygu düşünce ve eylemler hakkında konuşur, kendi benliğini işgal eden yüklerin farkına varır. Travmatik anıların söz yoluyla çıkışı kolay değildir. Sanat, hastanın kendisi ve başkalarıyla güvenli ve dolaylı bir bağlantı yolu sunan arabulucu olarak kabul edilir. Aynı zamanda sanat öğelerini oluşturma süreci ve bu süreçle ilgili paylaşımlarda bulunmak başlı başına tedavi edici bir etkiye sahiptir. Bu sunumda travmatik yaşantılar, ruhsal bozukluklarda kırılganlık ve dayanıklılığın sağlanmasında sanat, sanatla terapi ve yaratıcılığın rolü üzerinde durulacak ve ilgili alan yazındaki çalışmalar sunulacaktır.
Prof.Dr.Aslı SARANDÖL
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD’ında uzmanlık eğitimini tamamladı. 1999-2004 yılları arasında uzman doktor, 2004 yılından itibaren de aynı bölümde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. 2006 yılında psikodramaterapisti oldu. Aynı dönemde İzmir Halime Odağ Vakfında sürdürülen psikanalitik yönelimli teorik ve süpervizyon eğitimini tamamladı. 2009 yılında sanatla terapi eğitimini tamamladı. Bu alanda uygulamalar yapmakta ve eğitici olarak görev yapmaktadır. Şizofreni hastaları başta olmak üzere süreğen ruhsal bozukluklar ve aileleri, kanser hastaları ve aileleriyle grup ve bireysel psikoterapi uygulamaları yapmaktadır.
Büyürken yaşadığımız kırgınlıkların, kırılmaların gizli izini çoğu zaman ömür boyu taşırız. Büyümeyi konu alan romanlar (bildungsroman) ve filmler (bildungsfilm) anlattıkları hikâyelerle bu gizli izlerin açığa çıkmasına, paylaşılmasına ve iyileşmesine yardım ederler. Bir süredir İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünde vermekte olduğum “Psikoloji ve Medya” başlıklı seçmeli derste büyümeyi konu alan filmlere odaklanıyoruz. Dönemin ilk yarısında bu filmlerden örnekler izleyip hangileri bizi neden etkiledi, kişisel hikayelerimizi anlatarak paylaşıp tartışıyoruz. Sonrasında her öğrenci bir konu öneriyor. Dönemin ikinci yarısında öğrenciler bu konular arasından seçim yapıp gruplar oluşturuyor ve birlikte çalışıyorlar. Derste ben de kendi kırılmalarımdan örnekler veriyorum; sınıf içindeki hiyerarşiyi kırabilmek için kendi kırılganlığımı paylaşıyorum. Böylece sınıfta güvenli bir alan yaratmayı umuyorum ve sanıyorum çoğu zaman bunu öğrencilerle karşılıklı olarak başarıyoruz. Bu sunumda dersin sürecini ve üretilen bazı projeleri paylaşıp sizin sorularınız ve katkılarınızla önümüzdeki yılın dersini zenginleştirmeyi umuyorum.
Feride Çiçekoğlu ODTÜ Mimarlık Fakültesi’ndeki lisans ve lisansüstü eğitiminin ardından doktorasını Fulbright burslusu olarak Pennyslvania Üniversitesi’nden aldı. Philadelphia’daki kentsel yenileme hareketinin eleştirisine odaklanan doktora tezinin heyecanıyla Türkiye’ye döndüğünde 12 Eylül 1980 darbesinin hemen ardından gözaltına alındı. Türk Ceza Kanunu'na 1936’da eklenip 12 Nisan 1991 tarihinde yürürlükten kaldırılan ve sosyalizm propagandasını yasaklayan 141. Maddeden aldığı ceza sonucu ikisi askeri, ikisi sivilde olmak üzere 4 yılını parmaklıklar ardında geçirdi.
Cezaevi yılları boyunca mektup yazdı, mektup aldı, mektup yazmayı sevdi. Ankara Ulucanlar cezaevinde küçük bir çocukla arkadaş oldu; iki yıl beraber büyüdüler. Birlikte dışarı çıkıp uçurtma uçurmaya dair Barış’a verdiği sözünü̈ tutamadığı için onun dilinden yazdığı mektuplar Uçurtmayı Vurmasınlar başlığıyla kitap olarak yayınlandı. Kitabı sinemaya uyarlamak isteyen yönetmen Tunç Başaran ve sanat yönetmeni Jale Başaran’la yaptığı çalışma sürecinde senaryo yazmayı öğrendi. Filmin 1989’da Antalya’da senaryo dahil beş ödül almasının ardından senaryosunu Xavier Koller ile birlikte yazdıkları Umuda Yolculuk 1991’de en iyi yabancı film dalında Oscar ödülü aldı. Ödüllerin açtığı yol sayesinde sinemada ikinci bir akademik kariyer yapan Çiçekoğlu 2008’de sinema alanında profesör oldu.
Çiçekoğlu’nun İngilizce yayınlarının yanı sıra toplumsal cinsiyet üzerinden şehre bakan ve İstanbul’a odaklanan Metis’ten yayınlanmış bir üçlemesi var: Vesikalı Şehir (2007), Şehrin İtirazı (2015) ve İsyankâr Şehir (2019). Senaryosunu Melisa Önel ile yazdığı Kumun Tadı (2014) Berlin’de, Aniden (2022) Tokyo’da dünya prömiyeri yaptılar, üçüncü ortak senaryoları Pivot’un post-prodüksiyon süreci devam ediyor. Çiçekoğlu’nun son kitapları Milföy ve Arkadaşları (2024) ve Bir Senaryo Yazalım (2025) gençlere sesleniyor.
Bu sunumda, İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesindeki *Psychological Resilience and Recovery Studies (RRS)* ekibi tarafından Eyüpsultan Belediyesi ve Türk Eğitim Vakfı (TEV) ortaklığıyla hayata geçirilen "Nesilden Nesile: Psikolojik Sağlamlığın Aktarımı" grup çalışmalarının sivil duyarlılık ve toplumsal fayda çıktıları paylaşılacaktır. Eyüpsultan Belediyesi iş birliğinde annelerle; Türk Eğitim Vakfı iş birliğinde ise gelişimsel olarak hassas dönemlerden geçen üniversite bursiyeri gençlerle yürütülen bu çalışmalar, psikolojik sağlamlığın yalnızca bireysel değil, kuşaklararası bağlarla beslenen dinamik bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Sağlamlık odaklı genogram metodolojisinin kullanıldığı 4 haftalık bu grup müdahalelerinde, katılımcıların aile geçmişlerindeki göç, ekonomik zorluk ve kayıp gibi travmatik yaşantılarla baş etme yollarını keşfetmeleri ve bu köklü kaynakları sahiplenerek bireysel dayanıklılıklarını artırmaları hedeflenmiştir. Sunum kapsamında, kamu ve STK iş birliklerinin psikososyal destek projelerindeki kritik rolü, bu iş birliklerinin toplumsal iyileşme süreçlerine olan katkıları ve ölçeklerle desteklenen uygulama sonuçları değerlendirilecektir.
Doç. Dr. Yudum Söylemez
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji (Lisans) ve Klinik Psikoloji (Yüksek Lisans) mezuniyetlerinin ardından, Antioch Üniversitesi’nde Çift ve Aile Terapisi üzerine doktorasını tamamlayan Doç. Dr. Yudum Söylemez, sistemik, duygu odaklı ve öyküsel terapi yaklaşımlarını klinik ve akademik çalışmalarına entegre eden uzman bir akademisyendir. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde öğretim üyesi ve Çift ve Aile Terapisi Alt Dalı koordinatörü olarak görev yapan Söylemez, Resilience and Recovery Studies araştırma grubunun kurucu üyelerindendir. Araştırmalarında nesiller arası ilişkiler, psikolojik sağlamlık, çift ve aile terapisi sonuç ve süreç araştırmaları gibi alanlara yoğunlaşarak toplumsal sağlamlığı desteklemeye yönelik projelere liderlik etmektedir.
Nesilden Nesile: Psikolojik Sağlamlığın Aktarımı atölye çalışması, psikolojik sağlamlığın yalnızca bireysel bir özellik olmadığı; aile ilişkileri, sosyokültürel ve tarihsel koşulların dansı ile kuşaklar boyunca aktarılan deneyimler içinde şekillenen dinamik bir süreç olduğu anlayışından hareket etmektedir. Sanat terapisinin iyileştirici ve somutlaştırıcı gücünden yararlanılan çalışmada, ana metafor olarak "Hayat Ağacı" yapısı kullanılacaktır. Katılımcılar, kısa kuramsal paylaşımların ardından bireysel ve grup olarak yürütecekleri yaratıcı sanat uygulamaları aracılığıyla ailelerinden ve kültürlerinden kendilerine aktarılan baş etme biçimlerini, köklü değerleri ve ilişki örüntülerini keşfedeceklerdir. Atölye boyunca, geçmişten taşınan güçlü yönlerin görselleştirilerek görünür kılınması, bu kaynakların bugünkü yaşamda ve profesyonel süreçlerde nasıl işlevselleştirilebileceğinin fark edilmesi ve psikolojik sağlamlığın nesiller arası aktarımına ilişkin uygulamalı, pratik bir bakış açısı geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Doç. Dr. Yudum Söylemez
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji (Lisans) ve Klinik Psikoloji (Yüksek Lisans) mezuniyetlerinin ardından, Antioch Üniversitesi’nde Çift ve Aile Terapisi üzerine doktorasını tamamlayan Doç. Dr. Yudum Söylemez, sistemik, duygu odaklı ve öyküsel terapi yaklaşımlarını klinik ve akademik çalışmalarına entegre eden uzman bir akademisyendir. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde öğretim üyesi ve Çift ve Aile Terapisi Alt Dalı koordinatörü olarak görev yapan Söylemez, Resilience and Recovery Studies araştırma grubunun kurucu üyelerindendir. Araştırmalarında nesiller arası ilişkiler, psikolojik sağlamlık, çift ve aile terapisi sonuç ve süreç araştırmaları gibi alanlara yoğunlaşarak toplumsal sağlamlığı desteklemeye yönelik projelere liderlik etmektedir.
Uzman Klinik Psikolog Tuba Aydın
Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nde tamamlayan Tuba Aydın, uzmanlığını İstanbul Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji programının Çift ve Aile Terapisi alt dalında almıştır. Avrupa Aile Terapileri Derneği (EFTA) standartlarında 500 saatlik aile ve çift terapisi eğitimlerini başarıyla tamamlayan Aydın, Resilience and Recovery Studies araştırma grubunun kurucu üyelerindendir. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde klinik süpervizörlük görevini yürütmekte, yetişkin, çift ve ailelerle sistemik ve beden odaklı psikoterapi çalışmalarını sürdürmektedir
Panel ve Atölye Çağrısı
Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Derneği tarafından düzenlenen 4. Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Kongresi’nin bu yılki teması “Kırılganlıktan Dayanıklılığa: Sanatla Terapi ve Yaratıcılık”. Kongre, sanat temelli yaklaşımların bireysel ve toplumsal dayanıklılığı desteklemedeki rolünü, farklı disiplinlerin perspektifleriyle ele almayı amaçlamaktadır.
Bu doğrultuda, “Kırılganlıktan Dayanıklılığa” teması çerçevesinde yürütülmüş ya da yürütülmekte olan araştırma, uygulama, proje ve deneyimlerin paylaşılacağı panel, sözel bildiri ve atölye çalışması başvurularını davet ediyoruz.
Sanatla terapi, dışavurumcu sanatlar, yaratıcı süreçler ve ilişkisel yaklaşımlar aracılığıyla bireylerin ve toplulukların dayanıklılığını destekleyen çalışmaların; kuramsal, araştırma temelli ya da uygulama odaklı katkılarla bu alandaki bilgi ve deneyim paylaşımını zenginleştireceğine inanıyoruz.
Bu kapsamda, sanat temelli psikososyal müdahaleler, koruyucu ve önleyici ruh sağlığı çalışmaları, topluluk temelli uygulamalar, klinik ve eğitim alanındaki yaratıcı yaklaşımlar ile dayanıklılığı destekleyen sanat temelli araştırma ve projeleri içeren başvuruları memnuniyetle değerlendirilecektir.
Kongre kapsamında sunulmak üzere hazırlanacak panel, sözel bildiri ve atölye çalışması önerilerinizi paylaşmaya davet ediyor; sanatın dönüştürücü ve güçlendirici potansiyelini birlikte düşünmek ve tartışmak üzere sizleri aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz.
Bilim Kurulu Adına, Kongre Başkanı
Zeynep Maçkalı
Başvuru Formu: https://forms.gle/e9vFe8aFGxrxcogY7
Son Başvuru Tarihi: 1 Haziran 2026