Özden Yılmaz Bilgin

Uzman Psikolojik Danışman
Doğum Tarihi: 01.11.1966


Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’ndan  1987’de mezun olmuştur. Yüksek Lisansını (tezsiz) Ankara Ünivesitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı programında tamamlamıştır. Çeşitli ilk ve ortaöğrenim kurumlarında psikolojik danışman  ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde yönetici olarak çalışmıştır.  1996 yılından bu yana psikoterapi ve kişisel gelişim alanına yönelmiştir. İletişim becerileri  eğitimi, halkla ilişkiler, liderlik ve motivasyon, stres yönetimi, öfke yönetimi, sınav kaygısı, aile eğitimi gibi çeşitli kurs ve seminerlerde eğitimci olmuş, panel, toplantı ve konferanslarda konuşmuştur. 2009 yılında TRT Radyo 1 Kampus programında üniversiteye hazırlık konusunda danışmanlık, 2010 yılında TRT Ankara Radyosunda her Perşembe akşamı iletişim ve yaşam becerileri konusunda program yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında yönetim kurulunda da görev aldığı Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin “Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birimi”nde çalışmıştır.

Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi, Oyun Terapisi, Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Eğitimi, Transaksiyonel Analiz, Sistemik Aile Terapisi, Psikodrama ve Yaratıcı Drama liderlik eğitimlerini almıştır.   

Kurucusu olduğu Olgu Psikolojik Danışma Merkezi’nde psikoterapi hizmetleri ile, kişisel ve kurumsal gelişim konularında danışmanlık hizmeti vermeye, mesleki gelişim eğitimlerinde eğitimci olmaya, bireysel ve grupla psikolojik danışma, oyunla terapi çalışmalarını yürütmeye devam etmektedir.

Şarkı söylemeyi sever, kitap okumaktan vazgeçmez, dans edebilmek için fırsat arar. Her yaz, daha fazla yüzebilmek için çabalar. Yalnız kalabilmekten  de, başkalarıyla birlikte olabilmekten de haz duyar. En çok isteyerek yaptığı şey, işidir.

Konuşma Özetleri

Öğretmen Yeterliliklerini Geliştirme Eğitimi

“HAYALİMDEKİ ÖĞRETMEN”

SANATLA TERAPİ TEKNİKLERİYLE ATÖLYE ÇALIŞMASI

 

Öğretmenler, mesleklerini edindikleri lisans eğitiminden sonra uygulamaya geçtikleri okul hayatında bekledikleri ve beklemedikleri çeşitli sorunlarla karşılaşırlar. Bu süreçte alabildikleri önemli bir yardım, hizmetiçi eğitim programlarıdır. Bu programlar aracılığıyla hem öğretmenlik yeterlilikleri desteklenmeye çalışılmakta hem de yeni eğitim araştırmaları ya da düzenlemeleri anlatılmaktadır. Bu eğitimler büyük oranda, klasik anlatım ya da soru-cevap teknikleriyle yapılır. Bu da, yetişkin eğitimi yöntemi olarak öğretmenlere yeterli gelmemektedir.

Bu gözlemlere dayanarak, sanatla terapi teknikleri aracılığıyla öğretmenlerin farkındalıklarını artırmanın ve kalıcılaştırmanın daha uygun olacağı varsayımıyla 12 saatlik bir program hazırlanmıştır. Ankara’da iki özel okulda uygulanan bu program, 4 oturumda 12 saat olarak çalışılmıştır. Programın amacı, “Olduğumuz ve olmak istediğimiz öğretmen arasında farklar var mı? Öğretmenlik öğrenilerek mi, hissedilerek mi yapılır? Öğrencilerimiz ile aramızda nasıl bir iletişim var? Onların hayal ettiği öğretmen hakkında neler biliyorum, neler düşünüyorum, neler hissediyorum? “ sorularına cevap aramak, öğretmenlik becerilerinin ve kişisel yaratıcılığın geliştirileceği bir çalışma yapmak olarak belirlenmiştir. Bu amaçla, dört ana oturumda “Ben Nasıl Öğretmen Oldum?, Ben ve Hayalimdeki Öğretmen, Ben ve Hayalimdeki Öğrenci, Davranış Düzenlemede Sanatla Terapi” başlıklarıyla çalışılmıştır. Oturumlara 25-30 kişilik öğretmen grupları katılmıştır. Öğretmenlerden oturumlar başlamadan önce kazanım beklentilerini yazmaları istenmiş, oturumların bitiminde de beklentilerinin gerçekleşme oranı sorulmuştur.  Yazılı olarak alınan bildirimlere göre, katılan tüm öğretmenler, bu programda öğretmenlik becerileri hakkında kendi yeterliklerini gözden geçirdiklerini ve yeni bakış açıları kazandıklarını söylemişlerdir.

Sanatla terapi, insanın kendini anlama, ifade etme, yeniden üretme, başkasını anlama ve birlikte gelişme sürecini destekleyen bir terapi tekniği olarak insana, başka türlü diyemediklerini, sanat tekniklerinden yararlanarak diyebilme olanağı sağlamaktadır.  Çeşitli sanat alanlarından (müzik, resim, edebiyat, tiyatro, dans, heykel vb.) uygulamaların yer aldığı bu süreçte, kişiler geçmişten bu yana içe atarak taşıdıkları öznel yaşantılarının güncel yaşamlarına nasıl aktarıldığıyla yüzleşmekte ve kendi yorumladıkları şekliyle yaşamlarını yeniden yapılandırmaktadırlar.