Birgül Aydın

Klinik Psikologdur. Meslek yaşamına Ege üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Konsültasyon Liyezon BD’da başlamış, 2002-2103 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri ABD’da Nöropsikoloji, Dematolojik rahatsızlıklar, Radyasyon Onkolojisi, Göğüs Hastalıkları Sigara Bırakma polikliniği ve KBB bünyesinde gerçekleştirilen Koklear implant hastalarının değerlendirmeleri alanlarında çalışmıştır. 2006 – 2008 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünde "Toplumsal Ruh Sağlığı" dersi öğretim elemanı olarak yer almıştır. 2013 yılından bu yana kendi kuruculuğu ve yürütücülüğünü yaptığı Dört Mevsim Psikolojik Danışmanlık Merkezinde hizmetlerini sürdürmektedir.

Bilişsel Davranışçı terapi, Psikoanalitik yönelimli terapi ve Sanatla terapi eğitimlerini tamamlamış, şu anda Aura psikoterapi, sanatla tedavi ve eğitim merkezi bünyesinde sürdürülen “Sanatla terapi ve yaratıcılık” eğitiminde “eğitimci eğitimi”ni sürdürmektedir.

Atölye Çalışma Özetleri

YAS VE SANAT ÜRÜNLERİNDEKİ YANSIMALARI

 “Yas tutma” herhangi bir yitim ya da değişikliğe verilen psikolojik yanıt, iç dünyamız ile gerçeklik arasında uyum sağlayabilmek için yaptığımız uzlaşmalardır. Kaybedilen sevilen bir kişi olabileceği gibi aile yadigarı bir küpe, bir umut, sağlık, bir ülkü, bir dostluk, bir vatan, biten bir ilişki, yaşanmamış çocukluk, ergenlik, gençlik hatta yaşanmamış tüm ömür de olabilir.

Vamık Volkan yas tutmayı iki evreye ayırmıştır. 1. Evre kaybın kabulüne kadar ortaya çıkan duygusal tepkilerden oluşan evre, 2. Evre kaybın kabul edilişiyle birlikte ortaya çıkan gerçeklikle uzlaşmanın yapıldığı evredir. Eğer kayıp sonrası yas tutma işi gerçekleştirilemiyorsa Vamık Volkan’ın deyimiyle “hala geçmişin melodisine göre dans ettiğimiz için bugüne de ayak uyduramayız”.

Bu sunumda da kaybın sanat ürünlerinde dile gelişleri, kayba verilen duygusal tepkilerin yansımaları ve kaybın kabulü gerçekleştikten sonra ortaya çıkan değişimin izleri teorik bilgilerle aktarılmaya çalışılacaktı