Aslı Sarandöl

Adı ve Soyadı  :  Aslı SARANDÖL

Doğum tarihi    : 20.04.1971

Doğum yeri      : Üsküdar

Medeni hali       : Evli, 2 çocuklu

EĞİTİMİ

1977 - 1982: İlkokul / Süleyman Hüsnü Paşa İlkokulu

1982 - 1988: Orta ve Lise öğrenimi / Beşiktaş Atatürk Lisesi

1988 - 1994: Tıp öğrenimi / Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

1994 - 1999: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlığı / Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

ÇALIŞTIĞI KURUMLAR

1994 - 1999: Tıpta Uzmanlık Öğrencisi / Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

1999-2004: Uzman doktor

2004-2008: Yardımcı Doçent

2008-2013: Doçent

2005’ten bu yana “Konsültasyon Liyezon Poliklinik” hizmetinin süpervizyonunu ve Ocak 2006’dan itibaren aynı bölümde “Psikoz” polikliniğini sürdürmekteyim. Mayıs 2009’da ‘’Psikodrama terapisti’’ oldum. 2004-2009 yılları arasında  Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD’da Yrd.Doç.Dr.Nevin Eracar tarafından sürdürülen sanatla terapi eğitimini tamamladım. Sanatla terapi alanında eğitici olarak çalışmalarımı sürdürmekteyim.

Psikodrama tezimi “ Psikiyatri kliniğinde çalışanlarda ekip oluşturmada psikodrama” üzerine yaptım. Sanatla terapi ve yaratıcılık eğitimi bitirme tezimi ise “Şizofreni hastaları ve yakınlarıyla yapılan sanatla terapi çalışmalarının sosyal işlevsellik üzerine etkisi” üzerine yaptım. Ülkemizde özellikle kronik psikiyatrik hastaların başta şizofreni olmak üzere rehabilitasyon çalışmaları üzerine çalışmaktayım. 

Konuşma Özetleri

Kronik psikiyatri hastalarında üretkenliğin zayıflaması ve çoğu zaman yok olması ile birlikte yaşam kalitesi düşer. Günlük yaşamsal işlevlerin zayıflaması ile hastalık tablosuna ait belirtiler daha da artarak kronisitenin gelişmesine yol açar. Günlük rutin işleyiş, sağlıklı insanlar gibi belirli görevleri, işlevleri, yükümlülükleri içeremediği zaman hasta kendini diğer insanlar arasında yük gibi algılamaya başlar ve giderek yük olarak yaşar. Bu hastaların yaşam kalitelerini iyileştirme hedefi, psikolojik tedavinin temelini teşkil eder. Sanat aktivitesi, öncelikle eylem içeren bir süreç olarak hastayı yaşamsal motivasyon açısından güçlendirme işlevini görür. Sanatın tedavi amaçlı kullanılmasının özellikle sözlü iletişimi sınırlı ya da eksik olan bireylerin (otistik, şizofrenik ve diğer psikotik bozukluklar başta olmak üzere) kendilerini anlamak ya da anlamaya çalışmak yönünde çok değerli bir işlevi olabilmektedir.  Ruh Sağlığı alanında çalışanlar, özellikle de kronik hastalarla uğraşan, uzun süreli yataklı tedavi kurumlarında, ülkemizde sınırlı sayıda olsa da gündüz hastanelerinde ve son yıllarda açılan Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinde çalışanlar, bu hasta gruplarıyla çeşitli yönelimlerle tedavi uygulamaktadır. Sanatla tedavi özellikle bu grup hastalarla çalışanlarda alternatif ve kolaylaştırıcı bir yöntem olarak uygulanabilir. Sanatla tedavinin rehabilitasyon hizmetinden farklı bir yetkinlik, sorumluluk ve yükümlülük taşıması gerekliliği vardır. Bu sunumda ruh sağlığı alanında özellikle kronisite kazanan hasta gruplarında uygulanan sanatla terapi ve yaratıcılık çalışmalarından örneklerle beraber bu uygulamaların dayandığı kuramsal temel verilmeye çalışılacaktır.

Kaynaklar:

1. Eracar, N.: Biraz yer Açar mısınız,. Normaller İçin Kitap. Otizm, 1999, Beyaz yay. İst.                            

2. Crawford MJ ve Patterson S. Arts therapies for people with schizophrenia: an emerging evidence base. Evid Based Mental Health 2007; Vol 10:69-70.

3. Killick K ve Schaverien J. Sanat, Psikoterapi ve Psikoz (çev. Banu Büyükkal), Yelkovan Yayıncılık, 2003; s.14.

4. Eracar N. Sözden Öte, 2013, 3P Yayıncılık, İstanbul.